b b b b b
ENGELLERİ AŞANLAR:
okumak için bu linke tıklayınız
24/7/2007 | Kategori: ISITME ENGELLILER | Yorum (0) Yorum yaz! Kalici Baglanti
(PROGRAMI AİLE İLE HAZIRLAYABİLİRSİNİZ VE UYGULADIĞINIZ YÖNTEMİ AİLE İLE PAYLAŞARAK AİLENİN DE KATILIMINI SAĞLARSANIZ EĞİTİMDE DAHA HIZLI YOL KATEDEBİLİRSİNİZ.)
İşitme engelli bireyin kendi ana dilinde iyi alıcı, konuşulanı iyi anlar hale getirmek için yapılacak eğitici etkinliklerin bir diğeri de dinleme eğitimidir. Dinleme, bireyin insen kulağının alım gücü sınırları içinde oluşan tek uyaranı veya aynı anda birden fazla eş değer sesli uyaranlardan birini ön plana alıp algılamaya çalışmasıdır. Bu işitme engellilerde işitmeye dayanan uyaranların yanına bilinçli olarak görmeye dayanan uyaranların da katkısıyla ikili uyaranları algılamaya çalışması haline dönüşür.Başka bir deyişle dinleme sözlü iletişimde kaynaktan çıkan uyaranlara sürekli olarak alıcıları, bağlayıcıları ve tümleyici açık ve tepkicileri alınıp algılananın emrinde tutmaktır.
DİNLEME EĞİTİMİ İLKELERİ
1. ERKENLİK
Bundan öncekilerde olduğu gibi dinleme eğitimine de erken başlanmalıdır. Zaten dinleme eğitimi hem işitme eğitimi hem de dudaktan alma eğitimi ile birlikte yürütülecektir.
2. BÜTÜNLÜK
Çocuk dinlemeye görme ve işitme başta olmak üzere bütün duyularıyla zihin ve duygusalgüçleriyle ortaklaşa bir bütün olarak ve tam var gücü ile katılmalıdır.
3. ORTAMDA UYGUNLUK
Dudakta alma kısmında değinilen ortam uygunluğu dinleme için de geçerlidir. Burada eklenmesi gereken husus sinyal-gürültü oranına dikkat edilmesidir. Sinyalle kastedilen çocuğa iletilmek istenen asıl seslerdir. Gürültü ise sinyal dışında kalan her türlü sestir. Bu oran dinlemeye uygun olmalıdır.
4. SÜREKLİLİK
Dinleme eğitimi sürekli bir etkinlik olarak düşünülmeli sözlü iletişim gerektiren her etkinlik ve durumda dinlemeye yer verilmelidir.
5. BİLİNİRLİK, YALINLIK, YAKINLIK
Dinleme eğitimi için bilinenden bilinmeyene, yakından uzağa, yalından karmaşığa doğru bir gidiş önemlidir.
6. ACABALIK
Çocuğun konuşmanın ardından, bu hareketin ardından ACABA ne gelecek alıştırmalarına yer verilmesi gerekir.(Dudaktan alma kısmında değinilmişti)
EĞİTİM AŞAMALARININ UYGULANMASI
DİNLEME
ü Ev içi sesler
ü Bazı (daha yumuşak) sesler
ü İnsan sesleri
ü Müzik aletleri
ü Gürültülü oyuncaklar
ü Dışarıdaki sesler
ü Sessizlik içinde dışarıda oluşan sesler
ü Çalışma sırasında çıkan sesler
BASAMAKLARINA GÖRE PLANLANMIŞ İŞİTME EĞİTİMİ
ETKİNLİKLERİ
TAN1M: JESTLER
AMAÇ:Çocuğun yüz ifadelerini anlamasına yardım etmek.
MATERYAL: kukla, maske, ayna vb.
UYGULAMA:
- Eğitimcinin gözleri çocuğun gözleriyle aynı hizada olacak şekilde durulur.
- Çocuğun size baktığı an yüz ifadenize değişik anlamlar verin. Orneğin doğal bir ifadeyle bakanken gülümseyin.
- Bu kez doğal ifadeden kaşlarınızı çatarak sinirli, öfkeli bir ifadeyle değiştirin. Çocuğun yüz ifadesi değişti mi?
- Şimdi yine doğal bir ifadeyle çocuğa bakarken çok şaşırmış gibi bir ifadeyle değiştirin.
- Sbiraz bekleyin. Yine size baktığında yüzünüzdeki doğal ifadeyi korkmuş bir ifade ile değiştirin, Bekleyin, çocuk yüz ifadesini değiştiriyor mu?
ÇEŞİTLENDİRMELER;
- Değişik kukla ve maskeler kullanarak yüz ifadeleri çeşitlendirilebilir
- Yüz ifadesine sesiniz eklenerek daha çok katılım sağlanabilir.
- Aynanın karşısında yüz ifadelerinizi değişik şekillere sokun. Çocuğunda sizi taklit ederek aynısını yapmasını isteyin.
DEĞERLENDİRME;
Çocuğun eğitimcinin yüz ifadesini değiştirdiğini fark edip o da yüz ifadesini değiştirerek tepkide bulunuyorsa her seferinde bir yıldız verilebilir. En az dört yıldız alana dek oyun değişik yüz ifadelerini kullanarak sürdürülür. Bunlar daha sonra değerlendirme tablosuna eklenir.
TANIM: JESTLER VE HAREKETLER
AMAÇ:Çocuğa model olarak, ilgisini çeken şeyleri jestlerle göstermesine yardım etmek
MATERYAL: Oyuncaklar (bebek, çeşitli boy ve renklerde arabalar, ) , resimli kitaplar, hayvan resimlerine ait kartlar
UYGULAMA:
- Eğer çocuk resimli bir kitaba bakacak yaşta ise eline resimli kitap verin. 0 kitaba bakarken bir resim gösterin. “Küçük araba” deyin. İki elinizin hareketi ile küçük olduğunu gösterin.
- “Büyük top” deyin yine hareketle büyük top işareti yapın.
- Oyuncak bebek kullanılabilir. Bebek ile oynarken” Bebek uyuyor” deyin ve uyuyormuş gibi yapın.
- Kendi giysinizi gösterin. Düğmelerini ya da ilginç olan başka bir şeye dikkatini çekin.
Örneğin; “sarı düğmele bak “deyin.
- Onun giysilerine dikkat çekerek üzerinde konuşun. “Aaa bak burda ne görüyorum. Kocaman bir düğme. Bak! Burda da küçük bir düğme” deyin. Böylece ilgisini çeken şeylere olan tepkisini jest ya da sesle göstermesine model olarak yardımcı olun.
ÇEŞİTLENDIRMELER;
- Çocuğun dikkatini başka nesnelere çekerek de, onların özellikleri hakkında göstererek ve söz ya da ses kullanarak konuşun.
- Üzerinde konuşulan obje ve nesneler hakkında ona sorular sorun. Orneğin; oyuncak arabaları tek tek göstererek” Büyük arabayı mı veriyim yoksa küçük arabayı mı?diye sorun. Tepkisini bekleyin. Ancak soruyu anlayıp anlamadığından emin olmanız gerekiyor.
- Birlikte resimli kitaplara bakıyor iseniz oradaki resimleri işaret ederek benzer sorular sorun.
- Bazı hayvan resimlerini gösterin. Hayvanların seslerini ve yürüyüşlerini taklit eden. Çocuğunda aynı şeyleri yapmasını isteyin.
DEĞERLENDİRME:
Çocukla birlikte resimli bir kitaba bakarken, oyuncaklarıyla oynarken dikkatini size yöneltmesini sağlayarak ona sorular sorun. Orneğin; “Bu araba büyük mü, küçük mü? Büyük-küçük nesneleri elinizle de göstererek bu soruyu sorun. Eğer o da göstererek tepki veriyorsa tabloya bir yıldız koyun. Uzun-kısa, şişman-zayıf, güzel-çirkin vb. örnekler için sizi taklit ediyorsa yıldız verin. En az dört yıldız almış ise sizin jestlerinizi anlıyor ve taklit edebiliyor demektir. Diğer basamaklara ait başka etkinliklere geçilebilir.
TANIM: JESTLER VE YONERGELER
AMAÇ:Çocuğun yüz ifadelerine eşlik eden sözcükleri anlayarak tepki vermesine yardım etmek.
MATERYAL: Oyuncaklar
UYGULAMA:
- Bu oyunun bir önceki çalışmadan farkı yine yüz ifadelerini kullanıyor olmakla birlikte çocuktan bazı yönergeleri yapmasını istemektir. Çocuk oyuncakla oynarken, dikkatini size yönlendirmesini sağlayın ve elinizi kaldırarak “ Onu bana ver” deyin. Onun tepkisini bekleyin.
- Yine dikkatini size yöneltmesini sağlayın. Ve elinizi göstererek” Köpeği kutuya koy” deyin. Çocuğun tepkisini bekleyin.
- Etkinliği bir önceki oyunla birleştirerek” Küçük arabayı ver~~ ve” Büyük arabayı sürelim” deyin. Anladığından emin olana kadar sürdürün. Elini tutarak istediğinizi yerine getirmesini yardım edin.
- Başka neler söyleyebileceğinizi düşünerek birlikte bulunduğunuz süre içerisinde ( bu arada aile de her gün birkaç kez jestleri kullanarak isteklerini belirtir ve aynı çalışmaya devam edilir) birkaç kez jestler kullanılarak istekler belirtilir. Gerektiğinde onun elini tutarak isteğinizi yerine getirmesinde yardımcı olunur. Çocuk, isteğinize , yardım almadan tepkide bulunmaya başladıkça yardım azaltılır.
- Çocuk merkezimizden ayrılırken elinizi sallayarak” güle güle” deyin. Veya başka birisi dışarı çıkıyorsa giderken birlikte el sallayın, onunda sallamasına yardımcı olun ve” güle güle” deyin.
ÇEŞİTLEMELER
- Çocukla birlikte yaşı uygun ise birlikte bir kitap oluşturulabilir. Resimli kitaplardan büyük-küçük arabalar, nesnelerin renkli resimleri kesilebilir.
DİNLEME
ÇALIŞMA 1
TANIM DİNLEMEYİ OGRENME
AMAÇ:Dinlemenin eğlenceli olabileceğinin öğrenmesine yardımcı olabilme
MATERYAL : Şiir ya da o günün şarkı kaseti, bir müzik aleti
UYGULAMA :1- Bir şiir ya da günün popüler hoş ritimli bir şarkı kaseti seçilerek çocuğa
gösterilir.
2-Çocuğun işitme cihazının çalışıp çalışmadığı kontrol edilir.
3-Şiir ya da şarkının sözlerini biliyor iseniz onun dikkatinin size yöneldiği bir anda söylemeye başlayınız. En az iki kez bunu yapınız. Elleriniz ritmik bir biçimde birbirine ve çocuğunkine vurunuz.
(Ayrı ayrı 5 etkinlik sunulur)
DEGERLENDIRME: Verilen 5 etkinlikte dinlediğini gösterir bir hareket yapıyorsa yıldız verin. En az 4 yıldız alması dinlemeye başladığını ve bundan hoşlandığını gösterir. Başka etkinliklerle devam edilir.
Yukarıda yazılanlar örnekten ibaret olup öğretmen öğrencinin düzeyine göre uyarlayabilmektedir.bundan sonra sese dikkat etme, sese tepki, sesin yerini belirleme, sesleri tanıma,eşyaları sınıflandırma, nesnelerı özelliklerine göre tanıma, anlamanın gelişmesi,tanım nesne ve kişileri birbirleriyle ilişkilendirme gibi amaçları belli kriterlere göre (ki bu kriterleri işitme engelliler öğretmenleri gayet iyi uygulayabilmelidir.) basamaklandırarak uygulamalıdır.
Kaynak: www.berkeegitim.com, Profesyonel ses derneği notları. Konuşma Bozuklukları ve Terapisi /Nobel yay/Adana – 2000 Türkiye Türkçesindeki Ünlülerin Fonetik Özellikleri/Y. Doç. Dr. Mehmet Akif KILIÇ/2000-Boğaziçi Üniversitesi Artikülasyon Bozuklukları Seminer Sunusu/Doç. Dr. M. Akif KILIÇ İşitme, Konuşma Beraberliği /Dr. Şerafettin ALAN Başbakanlık özürlüler idaresi başkanlığı ,işitme özürlü çocukların ailesine öneriler. Ankara 2003
19/7/2007 | Kategori: ISITME ENGELLILER | Yorum (0) Yorum yaz! Kalici Baglanti
İŞİTME ENGELLİ ÇOCUKLARDA CİHAZ KULLANIMI
İşitme Engelliler Okulları’nda teknolojinin etkin kullanımında eğitim yöneticilerinin rolü konusunda gerçek bulgular edinebilmek için anketler uygulanmıştır. Bu anketler; İstanbul, İzmir, Van ve Gaziantep şehirlerindeki 5 kurumda yapılmıştır. Bu kurumlar; Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı İşitme Engelliler Okulları, Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Özel İşitme Engelliler Okulu ve Rehabilitasyon Merkezleridir. 50 öğretmen bu ankete katılmıştır. Katılan öğretmenler; özel eğitim öğretmenleri, psikologlar, çocuk gelişim uzmanları ve diğer branş öğretmenleridir.
Yapılan anketler sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır:
Kurumlardaki işitme engelli çocukların işitme kayıplarının dereceleri çocuk sayısına göre %36’sı ileri derecede (71–90 dB ), %64’ü çok ileri derecede ( 91-< dB ) olduğu görülmüştür.
Kurumlarda verilen eğitim türlerine bakıldığında durum; %9’u işaret dili, %2’si parmak alfabesi, %4’ü ip uçları ile konuşma, %24’ü tüm iletişim ve %61’i Doğal-İşitsel-Sözel yaklaşım ile eğitim verdikleri görülmüştür.
Kurumlarda kullanılan en yaygın işitme cihazı modelleri ise; %81’i, kulak arkası işitme cihazı, %19’u Choclear İmplant olduğu görülmüştür. Diğer cihazların kullanımı için sonuç % 0’dır.
Bu durum şunu göstermektedir. Teknoloji, işitme engelli çocukların aileleri ve yol gösteren uzmanlar tarafından yakından izlenmektedir. Günümüzün en teknolojik araçları olan kulak arkası cihazlar ile Choclear İmplant’ın kullanılarak diğer cihazların hiç kullanılmaması bize bu sonucu kanıtlamaktadır.
Kurumlardaki çocuklarda işitme cihazı kullanan ortalama çocuk sayısına göre; %47’si öğrenci sayısının 1/4’ünün kullandığını, %8’i öğrenci sayısının 2/4’ünün kullandığını, %26’sı öğrenci sayısının 3/4’ünün kullandığını, %19’u öğrenci sayısının tamamının kullanıldığını göstermiştir. Hiç cihazsız bir kurum olmadığı ortaya çıkmıştır.
Sonuçlara bakıldığında işitme engelliler okullarındaki bireysel cihaz kullanımının yeterli olmadığı görülmektedir.
Kurumdaki çocukların işitme cihazlarının olmayışının veya takmayışlarının nedenlerine bakıldığında ise durum; %26’sı maddi zorluklar nedeni ile, %36’sı sosyal güvencenin olmayışı ile, %11’i çocuğun takmak istememesi ile, %12’si ailenin ilgisizliğinden dolayı, %15’i bozuk olması ve/veya yaptırılamaması ile açıklanmıştır.
Kurumlarda işitme cihazı kullanan çocukların ailelerinin bilinçli olduğu görülürken ülkemizde işitme engelli çocukların hala yeterli derecede işitme cihazı kullanmadıkları görülmektedir. Bu konuda eğitimcilerin üzerine büyük görevler düşmektedir.
3/4/2007 | Kategori: ISITME ENGELLILER | Yorum (0) Yorum yaz! Kalici Baglanti
Türkiye'de yılda yaklaşık bin 800 bebek, koklear implant yani biyonik kulak gerektirecek düzeyde işitme kaybıyla doğuyor.İşitme kaybı gerekli önlem alınmadığı takdirde bebeğin gelişimini olumsuz yönde etkileyeceği için, doğum sonrası işitme testi yaptırmak ve erken tanı büyük önem taşıyor.
Çocuklarda işitme kaybı, sessiz ve gizli bir engel çünkü çocuklar, özellikle de bebekler, iyi duyamadıklarını söyleyemiyor. İşitme kaybı farkedilmez ve düzeltilmese, konuşma ve dil gecikmesine, sosyal ve duygusal sorunlara, okul başarısızlığına yol açıyor. Tanı geciktikçe olumsuz etkiler de fazlalaşıyor.
Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, her bin bebekten 1 ila 3'ü ileri derecede kalıcı işitme kaybı ile doğuyor. Buna göre, Türkiye'de yılda yaklaşık bin 800 bebek, koklear implant yani biyonik kulak gerektirecek düzeyde işitme kaybıyla doğuyor, ancak bunların erken ve zamanında tesbiti konusunda sorunlar yaşanıyor. Doğduktan sonra en geç 6 ay içinde işitme engeli teşhisi konulan ve işitme cihazı uygulanıp özel eğitime alınan bebeklerin konuşma becerisi ise normal yaşıtlarına benzer düzeyde gelişebiliyor.
Doğuştan işitme kayıplarının erken teşhis edilmesinin ve bu tip bebeklere erken müdahalenin öneminin belirtilmesinden sonra, yine her bin bebekten 3'ünün işitme kaybıyla doğduğu ve bu durumun en sık görülen doğumsal bozukluk olduğu saptanan Amerika Birleşik Devletleri'nde birçok eyalette, yenidoğan işitme tarama testleri rutin hale getirilmiş bulunuyor. Aynı şekilde Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin de bir kısmında yenidoğan işitme tarama testleri rutin tarama testleri kapsamında yer alıyor.
Türkiye'de ise doğuştan işitme kayıpları genellikle en erken 3 yaş dolayında teşhis edilebiliyor. İşitme engeli ve erken teşhis yöntemleri hakkındaki bilgi yetersizliği, erken teşhis sağlayan teknolojilerin yaygın olmaması, teşhis yaşını geciktiriyor. Sağlık Bakanlığı, hastanelerde dünyaya gelen her bebeğe taburcu olmadan işitme tarama testlerini uygulamayı ve işitme engeli olduğu tespit edilen bebeklere gerekli müdahale ve rehabilitasyon çalışmalarının yapılmasını hedefliyor.
TESTİN GÜVENİLİRLİĞİ YÜZDE 97
Uzmanların verdikleri bilgilere göre, ailede sağırlık hikayesi olması, bebeğin 1 kilo
Özellikle işitme kaybı açısından riskli bebeklerde, beklenmedik yüksek sesli gürültülerde irkilme, ağlamama veya herhangi bir tepki vermeme, seslenilince başını o yöne doğru hareket ettirmeme, 6-12 ay arasında konuşma sesi çıkarmama, sorulduğunda tanıdık eşya veya kişileri göstermeme gibi belirtiler fark edildiğinde, daha ayrıntılı işitme testlerinin yapılması gerekiyor.
Uzmanların bildirdiklerine göre, tüm yenidoğan bebeklere eve gitmeden önce hastanede işitme testi yapılması en uygunu.
Unutulmaması gereken nokta, bunun bir tarama testi olduğu, yalnızca doğumsal işitme kaybı riski olan bebekleri belirleyebileceği, sonradan oluşabilecek işitme kayıpları için bir garanti olmadığı ve anne-babanın, bebeğin diğer gelişimlerini nasıl takip ediyorlarsa işitme duyusunu da takip etmeleri gerektiği.
Uzmanların verdikleri bilgilere göre, tarama testi olarak adlandırılan Otoakustik Emisyon Testi'nde, bebeğin kulaklarına belli şiddette sesler veriliyor ve beyin dalgaları ölçülerek duyup duymadığı anlaşılıyor. Bu test, bebeğinize acı vermiyor, rahatsız dahi etmiyor. Çok kısa süren ve sessiz bir ortamda gerçekleştirilen test, genelde bebeğiniz uyurken yapılıyor; çünkü bebeğinizin test sırasında ağlaması ya da sesler çıkarması, işitme yeteneğini kontrol etmeyi zorlaştırıyor. Test sırasında anestezik veya sakinleştirici herhangi bir şey kullanılmıyor. Bebeğinizin kulağının dış kısmının içine yumuşak uçlu bir alet konulduktan sonra, buradan kulağa ''klik'' sesleri gönderiliyor. Kulak bu sesi işittiği zaman, kulağın iç kısmı (koklea) yankı yapıyor. Test uzmanı, bir bilgisayar aracılığıyla, bebeğin kulağının sese nasıl karşılık verdiğini görüyor.
Uzmanlar, güvenilirliğinin yüzde 97 oranında olduğunu bildirdikleri testin sonucunun olumsuz çıkması durumunda daha ileri işitme tetkiklerine geçildiğini ifade ediyor.
1/4/2007 | Kategori: ISITME ENGELLILER | Yorum (0) Yorum yaz! Kalici Baglanti
<<Önceki Yazılarım
|1/53|Sonraki Yazılarım>>
Rize'de eğitim uygulama okulunda zihin engelliler öğretmeni olarak görev yapmaktayım.Bu çocukları daha iyi tanımamız gerektiğini düşünüyorum.İlgilenen, konuyla alakalı herkesin aradığını bulabilmesi dileğiyle...
'Onların engelli olmaları duygularının da engelli olduğu anlamına gelmez.'
'Anne, baba, arkadaşlar, komşular' evet ben engelliyim ama benim de yapabileceğim bir çok şey var.
'Bana yardım etmek istiyorsanız, benim yerime yapmayın.Lütfen yapmama izin verin'
Bedava Oyunlar
Vynet
islami Linkler
