b b b b b
Google
UYGULAMALI DAVRANIS ANALIZI - özel eğitim öğretmeni - Blogcu



Kategorilerim>

Ana Sayfa Arsiv

Linklerim

diğer sitemslayt sitemmateryal havuzum

ONLİNE MESAJLAŞMA KUTUSU


Zihin Engelliler Öğretmeni

UYGULAMALI DAVRANIŞ ANALİZİ

 

Uygulamalı davranış analizi toplum açısından önemli olan davranışların bireye kazandırılmasında kullanılan davranışsal yaklaşımın ışığında ve genellikle bu yaklaşıma göre yapılmakta olan uygulamaları sistematik olarak sınamak ve bireyin davranışlarını değiştirmektedir. Edimsel koşullanma kavramı dikkate alındığında uygulamalı davranış analizi ise karşımıza yine bu yaklaşımın ilkelerine göre bireyin davranışlarını değiştirmek olarak çıkmaktadır.

 

Öğrencilere istenilen davranışı kazandırabilmek için davranış öncesi ve sonrası uyaranların yani çevrenin sistematik olarak  düzenlenmesi şeklinde tanımlanabilir. Burada davranışsal yaklaşım söz konusudur.

 

İlke: Öğretilecek davranışın ya da becerinin analiz edilmesi ve tanımlanması, inceden inceye tanımlanması

İlke: Öğrencinin beceride yapabildiklerinin sürekli ve doğrudan ölçülmesi

İlke: Öğretim süresin5ce bireyin aktif olması için fırsatlar sağlanması

İlke: Öğrenci davranışlarına aniden ve sistematik dönüt verilmeli

İlke: Öğrenci davranışlarının uyaranlarla kontrolü sürecinde öğretim amaçlı ipuçlarından doğal olarak ortaya çıkan uyaranlara geçişin sağlanması

İlke: Yeni öğrenilen becerilerin yeni durum ve ortamlarında yerine getirilmesini sağlamak için genelleme stratejilerinin kullanılması

 

Davranışsal yaklaşımının temelini doğrudan gözlemler oluşturmaktadır. (Özyürek,97)  Davranışsal yaklaşıma göre ise doğrudan gözlem yapmanın bazı özellikleri vardır.

 

1.davranışın güvenilir gözlenmesi,

2.Davranışa neden olan çevresel uyaranları belirleme,

3.Belirlenen çevresel uyaranların etkilerini belirlemedir.

 

Uygulamalı davranış analizi öğretim ve sağaltım ortamlarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Bunun başlıca nedeni bu yöntemin çevresel uyaranlarla etkileşim sonucu davranışı açıklaması ve bununda uygulamacılar tarafından kolayca anlaşılır olmasıdır. Uygulamalı davranış analizinin temel esprisi olan hedef davranış belirleme ve bunun çevresel uyarıcılarla şekillendirme uygulamacılar tarafından kazanıldığı zaman, bireyin davranışları daha kolay şekilde daha kalıcı olarak değiştirilebilir. Zaten edimsel koşullanma kuramı davranışı çevresel değişikliğe bağlı olarak, öğrenme olarak açıklar. Örneğin, bir bebek ağladığı zaman kucağa alındığında, kucağa alınma için ağlamayı öğrenir.

 

Edimsel koşullanma gözlenebilir, ölçülebilir ve yinelenebilir davranışlarla ilgilenir.(İftar-Tekin 1997) Bu nedenle bu kurama göre öğrenme davranışlarda görüldüğü zaman gerçekleşmiş sayılır. Ancak bu durum bilişsel tepkileri yok saymak anlamına gelmez. Çünkü kuram içsel tepileri inceleme alanı dışında tutar. Birey içsel olarak kaşık kullanmayı öğrenmiş olabilir. Oysa edimsel koşullanma kuramı bireyin kaşıkla yeme davranışını gördüğü zaman beceriyi öğrenilmiş olarak tanımlamaktadır. Bu nüansın temeli ise çevresel uyarıcı- davranış ilişkisidir. çünkü yaklaşım duygu ve düşünceyi yok saymaktadır.

 

Edimsel koşullanma kuramına göre insan davranışları öğrenilmiş davranışlardır. Bu nedenle olumsuz diye nitelendirdiğimiz davranışlarda tıpkı olumlu diye nitelendirdiğimiz davranışlar gibi öğrenilmiştir. (İftar-Tekin,1997) Birey yere tükürme davranışını öğrendiği gibi tükürmeme davranışını da öğrenir. Durum böyle olunca çevresel uyarıcılar kontrolünde bireye istenilen davranışlar kazandırılabilir, bireyin istenmeyen davranışları sergilemesi engellenebilir. bu yöntem ise eğitimcilere okul ortamlarında büyük avantajlar sunmaktadır. Çünkü edimsel koşullanma kuramına bağlı olarak yapılan eğitim ortamı bireye istenilen davranışı kazandırma olasısını sunmaktadır.

 

Edimsel koşullanma kuramına bağlı olarak bireyin davranışlarının hedef davranış olarak belirlemesi gerekir. Hedef davranış belirlerken bazı kısaslar vardır. Bunlar:

 

1.Davranışın gözlenebilir ve ölçülebilir terimlerle ifade edilmesi,

2.Davranışın oluşum sıklığının ve süresinin belirlenmesi.(İftar-Tekin,1997)                    

 

 Bu bahsedilen özellikler çerçevesinde davranış açıklandığı zaman davranışın üzerinde etkili olduğu düşünülen çevresel uyarıcılar sistematik olarak belirlenebilir. Çevresel uyarıcıların belirlenmesi durumunda davranışın değiştirilmesi daha etkili olabilmektedir. Örneğin, annesi Ali için yaramaz tanımını yapmaktadır. Annesinden Ali’nin yaramaz olduğu duyan öğretmen Ali için eşyalara zarar veren çocuk olarak ta bahsedebilir. Görüldüğü gibi yarmaz terimi Ali’nin hedef davranışını açıklamaya yetmemektedir. Burada önemli olan annesinin yaramazlıktan kastının ne olduğu belirlenmesidir. Yani annesi Ali’nin davranışını “Ali kendisine verilen oyuncakların 2/3’ünü balkondan aşağıya atmaktadır.” demiş olsaydı hem Ali’nin değiştirilmesi gereken davranışı belirlenmiş olacaktı, hem de yaramazlık davranışı herkes tarafından anlaşılan hem fikir davranış  olacaktı.

 

Bu örnekte de görüldüğü gibi uygulamalı davranış analizinde davranış değişikliğinin sağlanması için hangi davranış, ne gibi çevresel uyarıcılar varlığında, uyaranların etkililik derecesi nasıl olmalı gibi konular üzerinde çalışma yapmak gerekmektedir.                               

 

U      ------- D ------------- U                 

 

İlk olarak, incelenmek, değiştirilmek istenen, bağımlı değişken olarak ifade edilen –hedef- davranışların güvenilir,yani herkesin hemfikir olacağı şekilde doğrudan gözlenmesi gerekir.

 

-Sonra da gözlenen davranışı sürdüren, arttıran ya da azaltan yani davranış üzerinde etkisi olan –değiştiren- bağımsız değişken olarak belirtilen değişkenlerin, doğrudan gözlenmesi ve belirlenmesi gerekir.

 

-Son olarakta, gözlenen hedef davranış (bağımlı değişken)üzerinde değişikliğe yol açan çevresel değişkenlerin (bağımsız değişkenlerin) etkisi gözlenir.

 

Davranışçı yaklaşımda davranışın nedeni kişide değil, kişinin çevreyle etkileşiminde görülmektedir. Buna göre, davranışı, davranış öncesi ve davranışın sonuçları oluşturmaktadır. Bu nedenle, davranışı değiştirmek için öncesi ya da sonrası olayları değiştirme yoluna gidilir.(Özyürek,1997) 

 

Bir örnekle, davranış analizini daha somutlaştıralım. Ders dinlemeleri gerekirken başka şeylerle ilgilenen ve sınıfta gezinen öğrencilerin bu davranışları, öğretmenin yerlerine oturmalarını hatırlatmasıyla sonuçlanmaktadır. Değiştirilecek, dolayısıyle gözlenecek ve ölçülecek olan davranış, öğrencilerin gezinme davranışlarıdır. Gözlenen, değiştirilmesi planlanan davranışlar bağımlı değişken olarak tanımlandığına göre, örnekte bağımlı değişken, öğrencilerin gezinme davranışlarıdır. Doğrudan gözlemlerle, öğrencilerin hangi süreyle gezindikleri ölçülebilir. Gözlenen davranışı değiştirme, davranış öncesi olaylara ve davranışın nasıl sonuçlandığına bakmayı gerektirmektedir. Bunun için, davranışın sonuçlarının ve davranış öncesi olayların neler olduğu belirlenmelidir. Daha sonrada, bu belirlenen olayların davranış üzerindeki etkilerine bakılır.

 

Davranışın sonuçları ve davranış öncesi olaylar, bağımsız değişken olarak tanımlanır. Örnekte bağımsız değişken, öğrencilerin sıralarında oturmasını sağlayan öğretmenin vermiş olduğu ödev ve ödevin güçlük düzeyi gibi davranış öncesi olaylar ve öğrencilerin gezinmelerinden sonra “geç yerine otur”gibi hatırlatmalar,  gezinme davranışının sonuçlarıdır. Öğretmenin “geç yerine otur”gibi gezinme davranışından sonra söylediklerinin ve gezinme davranışı öncesi verdiği ödevlerin etkisine bakılır. Böylece gezinme davranışını sürdüren etmenler anlaşılır. Davranış analizi şemayla şöyle gösterilir.(Özyürek,1997)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Davranış Analizi

Doğrudan   Gözlemleme

 

 

 

 

 


               Hedef Davranış belirleme            Hedef Davranışın Oluşumuna Yol Açan

                                                                                                Etmenleri Belirleme          

                                    

 

 

 


                                             Davranış Öncesi                                   Davranış

                                                      Etmenleri belirleme                 Sonuçlarını Belirleme

 

 

 

            İlk olarak öğretmenden “geç yerine otur” gibi eleştiri yorumlarının – davranışının sonuçlarının – etkisine bakabilmek için, eleştiri yorumlarını ( öğretmen dikkatini)  artırmasını istenir( deneysellik). Eleştiriler artırıldığında, öğrencinin gezinme davranışlarında artışlar olmuştur. Öğrencilerin gezinmelerini öğretmenin eleştirileri etkilediğine göre sınıfta öğrencilerin gezinme davranışlarının başka şekilde sonuçlanmasına gereksinim vardır. Bu kez öğretmen, sınıfta gezinme davranışını eleştiri yorumlarının ( öğretmen dikkatiyle) izlenmesini sağlar. Buna karşılık, öğrencinin sırada oturma ve çalışma davranışlarına ilişkin olumlu şeyler söyler (dikkat etmeye başlar). Bu yeni durum yani oturma ve çalışma davranışlarının ödüllerle, dikkat etmeyle sonuçlanması, çocukların daha uzun süre sıralarında oturmasını sağlarken, gezinme davranışlarını azaltmıştır.

           

            Bu davranış analiz örneği, sınıftaki davranışları yönetmede ,izlenecek yöntemlere ipucu verirken, sınıfta gezinme davranışının nedenlerini de anlaşılmasına hizmet etmektedir. Buna göre, öğretmenin ilgisiyle sonuçlanan sırasını terk etme ya da sırasına oturma ve ders çalışma davranışları artmaktadır. O halde gezinme davranışını nedeni öğretmenin bu davranışla ilgilenmesi, ödevlerin niteliği ve ödev vermemiş olmasıdır. Yetişkin  ödül ve ilgisiyle sonuçlanan davranışlar artar.

 

            İyi olarak bilinen öğretmenlerin sınıflarını kontrol ederken yaptıkları, davranış bilimcileri kullandıkları süreçlere benzemektedir. İyi öğretmen de davranış bilimci gibi, belli bir konuda öğretime başlamadan önce, öğrencinin neler yapabildiğini ( bağımlı değişken) belirler ve sonrasında öğretime( bağımsız değişken) yer verir ve daha sonra da uygulanana öğretimin öğrenci üzerinde olan etkisini belirlemek için tekrar gözlemlere dayalı ölçmeye yer verir. Yukarıdaki örnekteki davranış analizci gibi iyi öğretmendir. Öğrencilerin davranışlarına ilişkin topladığı bilgilere – kendi kafasına göre değil- öğretim süreçlerine yer vermektedir.

( Özyürek, 97)       

 

Davranış Analiz Türleri

 

            Uygulamacı analizi, davranışı etkileyen etmenleri sistematik olarak inceleyen bir alandır. İkiye ayrılır:

 

1.      Temel ( deneysel) davranış analizi

2.      Uygulamalı davranış analizi

 

1.      Temel ( deneysel) Davranış Analizi:

 

Deneysel davranış analizi yapılandırılmış, yani laboratuar ortamımda oluşturulan çevrede ortaya çıkan davranışlarla, çevresel düzenlemeler arasındaki sistematik ilişkiyi araştırmaktadır. Kişi ile çevresi arasındaki ilişki üzerinde durmaktadır. Kişilerin geçmişte ve günümüzdeki çevreyle etkileşimlerini davranışlarına olan etkilerini incelemektedir.

( Özyürek, 97)

 

2.      Uygulamalı Davranış Analizi:

 

Deneysel davranış analizinin uygulamalı biçimi, uygulamalı davranış analizi olarak bilinmektedir. İnceleyiciler her şeyin çok fazla kontrol edildiği laboratuardan, davranışın doğal olarak oluştuğu gerçek yaşam laboratuarına çıkmaktadır. Burada da yine davranışla oluştuğu ortamda ki ilişkileri incelemektedir. Ama incelenen davranışın sosyal bakımdan önemli olmasına dikkat edilmektedir. Uygulamalı davranış analizinde koşullar çok güç olabilir, ama bulgular daha fazla bilgilendirici ve yararlı olmaktadır.

 

Uygulamalı davranış analizi, insan davranışını anlama ve geliştirme üzerinde yoğunlaşmış bir disiplin alanıdır. Ancak, insan davranışını anlama ve geliştirmeye yönelik benzer amaçlı başka disiplin alanları da vardır. Uygulamalı davranış analizi sosyal bakımdan önemli olan, gözlenebilir, nesnel olarak tanımlanan davranışlar üzerinde yoğunlaşır. Davranışta oluşan ilerleme ile uygulanan süreçler arasında güvenilir ilişkiyi gözleme ve bilimin yöntemleri olan betimleme, analize ve nicelleştirmeye yer verilebilir.(Özyürek,1997)                 

 

 

 

HEDEF DAVRANIŞ BELİRLEME

 

Uygulamalı davranış analizi, uygulayıcılarının değiştirmek istedikleri davranış hedef davranış olarak adlandırılır. Hedef davranışlar artırılmak istenen ya da azaltılmak istenen davranışlardır. Hedef davranışı belirleme işlemi ayrıntılı bir değerlendirme süreci sonunda gerçekleştirilmelidir.

 

Hedef davranışı belirleme sırasında, bu davranışın değerlendirilmesi, sorunun ne olduğunu ve sorunun düzeltilmesi için izlenecek işlem süreçlerine ışık tutacak şekilde davranışın tanımını içerir( Özyürek  1997) ) Davranışın değerlendirilmesi hedef davranışla çevresel uyarıcıların ilişkisini incelemeyi içermektedir. Buna  göre davranışın değerlendirilmesi ile; davranışın ölçülebilir gözlenebilir terimlerle ifade edilmesi, davranışa neden olan davranış öncesi ve sonrası uyaranların belirlenmesi gerekmektedir. Hedef davranışın herkesçe anlaşılır olabilmesi farklı uygulamacılar arasında güvenirliği getirir. Böylece hedef davranış kısa sürede daha kalıcı biçimde gerçekleştirilir.

 

Hedef davranışı belirlemek için kullanılabilecek teknikler:

 

·        Denekle görüşme,

·        Deneğin yaşamındaki önemli kişilerle görüşme,

·        Test uygulama,

·        Gözlem yapmadır.(Tekin-İftar 1997)

 

Özellikle davranışı değiştirecek kişi bireyin yakınlarıyla görüşürse birey hakkında önemli bilgilere sahip olabilir. Özellikle eğitim ortamı gibi sınırlı bir zamanda bireyi tanımak zor olmaktadır. Bireyin yaşantısının çoğunu beraber geçirdiği kişiler bireyi daha iyi tanıyabilirler. Böylece uygulamacılar güvenilir çalışmalar yapabilirler. Hedef davranışın doğrudan gözlenmesi hedef davranışların belirlenmesine ilişkin en çok bilgiyi  sağlayan tekniklerdir.    

 

Bir bireyde değiştirilmek üzere hangi hedef davranışın ya da davranışların belirleneceğine kara vermek için şu özellikler dikkate alınmalıdır:

 

·        Davranış işlevsel mi?

·        Pekiştireç sağlayıcı mı?

·        Ön koşul niteliğinde mi?

·        Başka ortamlara girmeyi kolaylaştırır mı?

·        Kişiler arası ilişkilerde kolaylık sağlar mı?

·        Yaşa uygun mu?

·        Bağımsız yaşama katkısı var mı?

·        Azaltılmak istenen bir davranışa, alternatifi var mı? (Tekin-İftar1997)

        

Değiştirilmek istenen davranış birey ve çevresi için işlevsel olmalıdır. Çünkü birey için işlevsel olmayan davranışların değiştirilmesi hem zor olmakta hem de bireyin bağımsız yaşamasına katkıda bulunucu nitelikte olmalıdır. Örneğin zihinsel engelli bireylerin yaşantısında soyut düzeyde kalabilecek derslerin okutulması çocuk için uygun olmamaktadır. Bunun yerine birey için gerekli olan ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik davranışlar kazandırılmalıdır.

 

Bireyin davranışları değiştirilirken hedef davranışım diğer ortamlarda pekiştireç sağlayıcı nitelikte olmalıdır. Değişik ortamlarda pekiştirilmeyecek davranışı belirli bir süre sonunda azalıp ortadan kalkabilir. Bu nedenle diğer ortamlarda pekiştirilme olasılığı olan davranışlar değiştirilmelidir. Örneğin sınıf ortamında elindeki çöpü çöp tenekesine attığı için pekiştirilen çocuk evde de aynı davranıştan dolayı pekiştirilmelidir. Böylece birey yaşamsal açıdan davranışın gerekli olduğunun farkına varıp davranışı sergiler. 

 

Bir davranışın değiştirilmesi bu davranışın bir ötesi olan davranışı iç,in önkoşul niteliği tanıması gerekir. Örneğin arabayı çalıştırmak sürmenin önkoşul davranışıdır. Zaten eğitim ortamlarında zihin engelli çocukların davranışlarıyla birbiriyle ilintili olarak değiştirildiği zaman bireyin gerçekleşmesi gereken davranışlar kalıcı hale gelmektedir.

 

Örneğin saç çekme davranışı azaltıldığı zaman bireyin diğer insanlarla olan etkileşimini olumlu yönde etkiler. Bu örnekteki gibi hedef davranış olarak belirlenen davranış bireyin başkalarıyla daha olumlu etkileşim içine girmesini sağlayıcı şekilde olmalıdır. Böylece birey etkileşime girebilmek için davranışlını istenilen boyuta getirir.

 

Yukarıda davranışın işlevsel olması açıklanmıştı. İşlevsel davranışın bir özelliği de yaşa uygun olmasıdır. Bazı davranışlar belirli yaşlarda yapılır. Örneğin okuma yazma çalışmaları için ideal yaş 7’dir. Biz 3 yaşındaki bir çocuğa okuma yazma çalışmaları yaptırırsak çocuğun gelişmişlik düzeyi buna uygun olmadığından çocuğun davranışı değişmeyecektir. Yaşa uygunluk zihin engelli öğrencilere yönelik düşünüldüğünde çocukta yapabilecekleri çalışmaları beklemek daha uygundur. Bireyin yapabildikleri dikkate alınarak yapması gerekenler belirlenmelidir.

        

Bir çocuğun eğitiminde amaç onu mümkün olduğunca bağımsız hale getirmek olmalıdır. Özellikle özel eğitime muhtaç çocuklar için bu durum son derece önemlidir. Çünkü bu çocuklar bir çok davranışı kendiliğinden edinemezler. Bu nedenle belirlenen hedef davranış  onu çevresine bağımlı olmaktan kurtarmalıdır. Zihin engelli bireyin yaşamında kendine olan yeterliliği arttıkça kendisine olan güveni de buna paralel olarak artar. Böylece daha karmaşık olan davranışlar için bireyin ön koşul davranışları kazandırılmış olur.

 

Değiştirilmek istenen davranış azaltılmak istenen bir davranışa bu davranışın yerine artırılacak bir davranışta tespit edilmelidir. Bu nedenle bir davranış azaltılmaya çalışılırken başka davranışların da artırılması hedeflenmelidir. Örneğin bir çocuk sınıfta gezinme davranışını sergiliyor olabilir. Bu davranış azaltılırken çocuğun yerine oturma davranışı da artırılmalıdır. 

 

Değiştirilmesi kararlaştırılan hedef davranışın uygun bir şekilde tanımlanması gerekmektedir. Bu tanım aşağıda yer alan özelliklere göre yapılmalıdır.

 

1.Davranışın sıklığı veya süresi belli olmalıdır.

2.Davranışın meydana gelişi gözlenebilir olmalıdır.

3.Davranış, kendisinden daha belirgin ve daha kolay gözlenebilir parçalara bölünemez olmalıdır(İftar-Tekin,1997).

 

 

Böyle özelliklerde tanımlanan hedef davranış farklı uygulamacılar tarafından aynı anlaşıldığından eğitim programı hazırlanması ve davranışın değerlendirilmesinde görüş birliği sağlayacaktır.

 

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

 

Uygulamalı davranış analizinde değerlendirme, davranışlarının doğrudan ölçümüyle mümkündür. Doğrudan ölçüm, bireyin davranışı gerçekleştirmesi  sırasında yapılan ölçümdür. Dolaylı ölçüm ise davranışın kendisinin değil, davranışa ilişkin fikir veren başka özelliklerin ölçümü ve bu ölçüm sırasında davranışlara ilişkin çıkarsamalarda bulunulmasıdır.

 

Davranışın öğretim öncesi, sırası ve sonrasında öğrenci tepkileri uygulandığı ortamlarda oluştukları şekilde gözlenir ve kayıt edilir. Böylece bireyin davranışları sürekli kontrol edilir ve yani uyarlamalar yapılır. Davranışın gözlenmesi sırasında davranışa neden olan uyaranlarda kontrol edilebilmekte ve yapılacak davranış değişikliğinde  hangi uyaranların sunulacağı belirlenebilmektedir. 

 

Davranışın doğrudan gözlenmesi sonucunda elde edilen veriler uygun teknikler kullanılarak kaydedilir. Yapılan kaydetme tekniklerinin sonucunda uygulanacak yöntem ve teknikler belirlenir. Yapılacak uygulama evresinde sürekli veri toplanarak, herhangi bir aşamada etkili olmadığı ortaya çıkan bir uygulamayı değiştirme ya da tümüyle sona erdirme kararı verilebilir. Ayrıca, uygulama aşamasında toplanan verilerde görülen değişkenler, uygulamada araç-gereçle ya da uygulama süreciyle ilgili yapılması gereken değişkenleri anımsatabilir. Davranışın ölçümü sırasında kullanılan teknikler değişik uygulamacılar tarafından incelenebileceği için birey için  hazırlanan öğretim programı üzerinde ekip çalışması yapabilmeyi olanaklı kılmaktadır.

3/4/2007 | Kategori: UYGULAMALI DAVRANIS ANALIZI | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti




<<Önceki Yazılarım
|1/3|